İzlemeye Değer

Sinefilleri bir araya getiren sineblog!

Naked Film İncelemesi

3 min read

“Hiç bilmesen de şu berbat hayatının en mutlu anını çoktan yaşamış olabilirsin ve geleceğinde hastalık ve acılardan başka bir şey olmayabilir.”

naked film incelemesi

İngiliz sinemasının başyapıtlarından biri olan 1993 yapımı Naked, Mike Leigh’in temelde bir karaktere odaklandığı ilk filmi. Leigh oyuncularını topluyor, bir tema öneriyor ve  doğaçlamalarını istiyor, diyaloglar bu şekilde oluşturuluyor. Bu sayede, geleneksel bir senaryodan çıkması mümkün olmayan karakterleri Naked filminde buluyoruz. Filmin 1993 Cannes Film Festivali’nde David Thewlis’e (Johnny) en iyi oyuncu ve Mike Leigh’e en iyi yönetmen ödülünü kazandırdığını söylemeden geçmeyelim.

Filmin adı bize iki saat boyunca gözlemleyeceğimiz karakterlere dair ipucu veriyor aslında. Hepsi farklı tatminsizlikleri ve arayışları temsil ediyor, her birinin çıplaklığı farklı türden.

“Sonsuz sayıda gidecek yerim var benim. Sorun nerede kalınacağı.”

Ana karakterimiz Johnny, Manchester’da suç işliyor ve araba çalarak Londra’ya, eski kız arkadaşı Louise’in evine geliyor. Film ilerledikçe, ilk sahneden sonuncuya kaçıp giden Johnny’yi takip ediyouz. Onu Londra sokaklarında yürürken, kaldırımda kitap okurken ve insanlarla tanışırken izliyoruz.

Bir diğer ilgi çekici karakter olan Greg Crutwell’in canlandırdığı Jeremy, Johnny ile bir madalyonun iki yüzü gibi. Bu iki karakter, her ne kadar birbirlerinin zıttı olsalar da aslında aynı benliğin iki farklı yansımaları. Jeremy’yi filmin büyük kısmında yalnızca iç çamaşırıyla görüyoruz. O, Johnny’den  farklı olarak tüm bedensel çıplaklığıyla maddi bir tatmin olmayış içinde.

“Şimdi ilgili hiçbir sorun yok, şimdi iyidir. Şimdi ile ilgili tek sorun aslında böyle bir şeyin varolmamasıdır.Çünkü şimdi gelecektir, gelecek de geçmiş. Ve hepsi aslında aynıdır. Varoluşa geçiş ve öteki tarafa geçiş. Varolmak ve yok olmak. Gelecek şimdidir.”

Filmin en etkileyici sahnelerinden biri Johnny ile Brian arasında geçiyor. Eğer filmi henüz izlemediyseniz yazının geri kalanının spoiler içerdiğini ekleyelim. Güvenlik görevlisi olarak çalışan Brian, çalıştığı binanın önünde İncil okuyan Johnny’yi görüyor ve onu içeri alıyor. Böylece Johnny aracılığıyla Brian’ın dünyasına giriyoruz.

İlerleyen sahnede Brian, çalıştığı binanın penceresinden karşı apartmanda yaşayan bir kadını izliyor, biz de sarı ışıkla aydınlatılmış pencerenin önünde dans eden  gizemli kadına Brian’ın gözünden bakıyoruz. Daha sonra Johnny kadının evine gitmeye karar veriyor ve kadını soluk ışıklandırma altında, Brian’ın gördüğünden ve hayal ettiğinden çok daha farklı şekilde görüyoruz. Brian’ın pencereden Johnny ve kadını gördüğü esnada Johnny onun arzu nesnesini ele geçiriyor, hayal dünyasını yıkıyor.

Filmde Nietzsche’nin güç istenci kavramı da işleniyor. Nietzsche’ye göre insanlar arasında bir güç hiyerarşisi var. Daha az güçlüler, güçlülere hizmet eder; bu hizmetteki amaç daha güçlü olabilmektir. Nietzsche bu durumu şöyle açıklar: “Daha güçlü olana daha zayıf olanın hizmet etmesi, bunun için onu iradesi ikna eder ki zayıf olan üzerine hükmetsin.”

Johnny,  diğer karakterler üzerindeki gücünü göstermek için onlara zorbalık yapıyor ve hayal kırıklığına uğratıyor. Duygularını, en başta öfke ve hayal kırıklığı, başkalarına özellikle kadınlara yansıtıyor. Onu bu kadar baştan çıkarıcı ve etkili kılan, insanların zaaflarını kolaylıkla görebilmesi.

“Sen aslında var olmuş ve var olacak herkessin. Ya da her şeysin.”

David Thewlis film boyunca sergilediği muhteşem performansıyla izleyici kendine hayran bırakıyor. Naked etkileyici karakterleri ve sürükleyici diyaloglarıyla kesinlikle izlenmesi gereken yapıtlar arasında yerini alıyor.

naked film incelemesi

Yazar Hakkında

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.