İzlemeye Değer

Sinefilleri bir araya getiren sineblog!

Kısa Film Pazarı: Kısa Film Listeleri #18

3 min read
Haftanın kısa film listesi değişim hikayelerine, dönüşen ruhlara ve hayatta açılan yeni sayfalara odaklanıyor. Keyifli seyirler dileriz!

Peripheria — David Coquard-Dassault (2015):

Post-apokaliptik dünyanın düzen boşluğunda hayatta kalmaya çalışan köpeklerin bir gününü anlatıyor Peripheria. David Coquard-Dassault bu animasyonda, soluk renkler ve figürlerin çiziminde kullanılan belirsiz hatlar aracılığıyla güvensizlik hissinin hakim olduğu bir atmosfer yaratmayı başarmış. Kaygının köpeklerin savunma içgüdüleri üzerinden tasvir edildiği bu kaos sonrası dünyada, yer yer şaşırtıcı bir şekilde insanınkine benzer yönleri ortaya çıkan bir toplumlaşma anlatısına şahit oluyoruz.

Vert — Katie Cox (2019):

Bireyin iç dünyasındaki bir çağ değişimini, daha doğrusu iç dünyada öteden beri var olan gerçeklerin nihayet ortaya çıkışını konu alan bir bilimkurgu filmi Katie Cox imzalı bu yapım. Bir markanın yeni teknoloji VR gözlükleri, kullanıcıları, kendilerini derinlerde nasıl hissediyorlarsa öyle göründükleri bir simülasyona sokmaktadır. Emelia ve Jeff çifti, evliliklerinin yirminci yıldönümünü kutlarken, bu teknolojiyi deneyimlemeye karar verir. Jeff’in kendine bile itiraf etmekte zorlandığı gerçekler, Emelia’yı oldukça şaşırtacaktır. Black Mirror’ı andıran estetiğiyle Vert, parmak bastığı noktayı hayli orijinal bir konu çevresinde ele alan, göz atmaya değer bir iş.

Symphony No. 42 — Reka Bucsi (2014):

Geldik listenin en nadide parçasına. Reka Bucsi’nin sürreal animasyon kısası, alternatif gerçekliklerden oluşan sekansları uç uca ekleyerek alışılmışın dışında bir anlatı yakalıyor. Hayvanları gelişmiş bilinç düzeyinde gösteren, insanları yer yer obje olarak kullanan Bucsi, 2001: A Space Odyssey’e ve Beethoven’a yaptığı ufak referanslarla gerçeklikten de tamamen kopmuyor, böylelikle sürreal anlatısını günümüz dünyasına dair sözlerini söylemek için bir enstrüman olarak kullanıyor.

Anima — Paul Thomas Anderson (2019):

Anima’yı tek bir cümleyle özetlemeye çalışsak, yeraltından yüzeye çıkmanın, kimliksizlik distopyasından sıyrılmanın dışavurumcu anlatımı derdik sanıyorum. Bu tanımlamanın karmaşıklığı, esasında Paul Thomas Anderson’ın imgelerle dolu kısasını izlerken tecrübe edeceğiniz hislerle ve zihninizden akacak düşüncelerle de bir nevi eşleşecek. Thom Yorke’un aynı adlı albümüne eşlik etmek üzere çekilen bu “garip” filmin en ön plandaki bileşeni, her bir sekansın temposunu da belirleyen koreografiler. Teaser’ını yazıya eklediğimiz filmi Netflix’ten izleyebilirsiniz.

Green — Suzanne Andrews Correa (2018):

Listenin son seçimi değişimi, yeni umutları ardıllayan hayal kırıkları üzerinden ele alıyor. Suzanne Andrews Correa’nın 2019 Sundance Film Festivali’nden Jüri Ödülü’yle dönen Green’i, ABD’ye yasal olmayan yollarla iltica etmiş Samet ve abisinin hikayesini ele alıyor. İnsanca bir gelecek kurma umuduyla aranan fırsatların toplumsal aidiyet sorunuyla çatışmasını, bu çatışma ortasında kişinin benliğini oturtma mücadelesini işleyen Green’in başrolünde Erol Afşin, oldukça içtenlikli bir performans ortaya koyuyor.

Hazırladığımız diğer kısa film listeleri için buraya tıklayabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YOUTUBE KANALIMIZ

Bültenimize abone ol