İzlemeye Değer

Sinefilleri bir araya getiren sineblog!

DOĞA, HAYVAN, İNSAN: REHA ERDEM

4 min read

Reha Erdem, 1998 yılında Fransa-Türkiye ortak yapımı A Ay ile ilk uzun metrajlı filmini çekmiş ve adını duyurmaya başlar. Ardından gelen Kaç Para Kaç, Korkuyorum Anne ve Beş Şehir filmleriyle de kendini dilini oluşturur, Kosmos ise eleştirmenler, izleyenler tarafından yönetmenin en iyi filmi olarak gösterilir . Reha Erdem’in filmlerinde iki ayrı dünya vardır. Bir gerçek dünya bir de filmin içerisinde kendi gerçekliğini yaratmış daha fantastik olan taraf. Filmlerinde Doğa, hayvan ve insanı bütünlük halinde işler ve toplumsal meselelere de bu açılardan bakmaya çalışır. Reha Erdem’in sinemasına filmleri üzerinden bakalım.

KORKUYORUM ANNE (2004)

Korkuyorum Anne (2004) – Not Defteri

İnsan nedir ? Reha Erdem, üçüncü uzun metraj filminde bu soruyu sorar. Filmde insanların farklı algılayış biçmleri, hayata farklı bakış açıları, farklı meslekleri var fakat bir ortak paydaları var insanları bölmeleri, “öteki” olmaları ve “ötekileştirmeleri”. Filmdeki her bir karakter başka yaşlardan, statülerden sesleniyorlar bize her biri farklı olmalarına rağmen kendileri dışında kalan herkesı sınıflandırıyorlar. Reha Erdem ise tüm insanları “birey” olmaları yönüyle işliyor. Film insanın ortak ve ayrıksı yönlerini biraz muzip, biraz hüzünlü bir bakış açısıyla yanı insanlığın en doğal halleriyle anlatıyor. Temelde acılarıyla, sevinçleriyle, hüzünleriyle insanlar “anne”ye sığıınıyor.

BEŞ VAKİT (2006)

Beş vakit kavramı, karşımıza dini bir metafor olarak çıkmıştır. Reha Erdem filminde bu dini metaforu, ezan sesleriyle birlikte zamanı beş parçaya bölerek gösteriyor. Film zeytinliklerle çevrili bir köyde, üç kuşağın birbirleri ile ilişkileri ekseninde, üç çocuğun gözünden anlatılıyor. Çocuklar ailelerinden şiddet, baskı ile büyüyorlar ve baskılardan kaçınabilmek için doğaya sığınıyorlar. Büyüklerin disipline etmelerine, kurallarına, örf-adetlerinin onları doğadan uzaklaştırmasını seyrediyoruz. Çocuklar doğaya yakınlar çünkü büyüklerin bu baskıcı tavırlarının doğada var olmadığının farkındadırlar.

JİN (2013)

Jîn (2013) - IMDb

Reha Erdem’in politik açıdan oldukça tartışmalı filmi Jin. Jin, bir Kürt gerillanın bulunduğu örgütten kaçmaya çalışmasını anlatıyor. Türkiye sınırları içinde var olan Türk-Kürt çatışması gerçeğini gözardı etmeden bunu yapıyor. Politik açıdan orta bir noktada durmaya çalışan Reha Erdem’in asıl derdi Türk-Kürt olmakla değil, kadın olmakla ilgili. Hayat Var filminde gördüğümüz Türkiye’de hatta dünyada kadın olmanın zorluklarına değinen yönetmen Jin ile de bunu amaçlıyor. Jin bulunduğu örgütten kaçarken doğanın içinde, dağlarda yalnız başına kalıyor ve zamanla bütün kimliklerden sıyrılarak, kıyafetleriyle kız çocuğu olarak kalıyor. Bu süreçte hayvanlarla iletişim kuruyor, doğaya sığınıyor. İnsanlardan kaçarken doğanın kucağında zarar görmeden ve zarar vermeden mücadele ederek yaşıyor. Ülkedeki kadınları ajite etmeden, görmezden gelmeden tüm gereçkliğiyle anlatıyor. Özellikle son günlerde yaşananları düşünürsek, sinemanın kadını anlatan filmlere daha çok ihtiyacı olduğu aşikar.

KOSMOS (2010)

O AN: Kosmos - Pera Sinema

Kosmos, Reha Erdem sinemasının tam anlamıyla kendisini gösterdiği bir filmdir. Film, Kars’ın bir köyüne Battal adında yabancı, “farklı” bir adamın gelmesi üzerinden işlenir. Battal köye geldiğinde, hastalara şifa verir, insanlara yardım eder. Maddiyatla bağını kopartmış, doğayla bütünleşmiştir. Köylü tarafından başlarda oldukça sevilse de zaman içerisinde ötekileştirirlir. Battal kimseyi ötekileştirmez, doğanın, hayvanların bir bütünüdür. Köy ahalisi ise insan olduklarının farkındadırlar, insan olduklarını benimsedikçe doğadan koparlar, kötüleşmeye başlarlar. Battal hırsızlık yapar, hayvanlar gibi ses çıkarır, çalışmaz fakat tüm bunları içinde kötülük barınmayan bir yerden yapar. Reha Erdem, Kosmos ile insanlık-doğa ikilemine dair karşı gerçekçi bir yerden oldukça gerçekçi konulara değinerek ders niteliğinde bir film yapmıştır.

KOCA DÜNYA (2016)

Koca Dünya Film Eleştirisi ve Yorumlar - OrtaKoltuk

Gerçek hayattan, çaresizlik yüzünden koparak doğada yaşamaya başlayan Mimi ve Kum-Kum’un hikayesi. Zorla evlendirilmeye çalışılan bir kadını, abisi şehirden alır kaçırır fakat gidebilecekleri bir yer oladığı için doğaya sığınırlar. Doğa onlara kucak açar, başlarda kendilerini doğa içinde yalnız hissetseler de zamanla doğa ile bütünleşir ve bir öze dönüş yaşarlar. Korkuları, yalnızlık hissi en saf halleriyle yüzümüze çarpar. Kadının ve erkeğin toplumsal rolleri de filmde çok net bir biçimde kendini belli ediyor. Filmin en çarpıcı noktasıysa görüntüleri. Reha ERdem’in AAy hariç tüm filmlerinde çalıştığı görüntü yönetmeni Florrent Herry filmde oldukça iyi iş çıkarmış, tüm filmlerinde olduğu gibi renklerin içinde kasveti vermeyi başarmış.

Yazar Hakkında

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.