İzlemeye Değer

Sinefilleri bir araya getiren sineblog!

Dark City (1998): Hiçliğin Ortasında Bir Kimlik Arayışı

3 min read

Dark City 1998 yılında, Matrix, Truman Show gibi filmlerle aynı dönemde çıkmış fakat onların gölgesinde kalmış bir bilim kurgu/kara film. Filmin Matrix ya da Truman Show kadar iyi olup olmadığı tabi ki tartışmaya açık fakat şüphesiz birçok filme, diziye kaynaklık etmiş bir klasik.

Film, Murdoch’ın bir küvetin içinde çırılçıplak uykudan uyanmasıyla başlıyor. Murdoch aslında uyandığında tıpkı rahminden yeni çıkan bebek gibi tüm çıplaklığıyla hayata, bilinmezliğe gözlerini açıyor ve Murdoch’ın kimlik arayışı buradan itibaren başlıyor. Murdoch otel odasından çıktığı andan itibaren kendisine, hayata dair hiçbir detay bilmiyor, karanlık bir şehrin orta yerine kalıveriyor.

Şehir tamamen karanlığa bürülü çünkü şehir aslında filmde ‘strangers’ olarak geçen yabancılar tarafından ele geçirilmiş durumda ve yabancılar ışığa dayanamıyorlar. Işıksız bu dünyanın içinde, renkli ve ışıklı olan tek bir yer var ‘Shell Beach’. Murdoch adını bile bilmezken geçmişine dair detaylar aramaya başlıyor ve karşısına Shell Beach çıkıyor. Shell Beach detayını gördüğünde Murdoch geçmişine dair bir şeyler hatırlamaya başlıyor ve Shell Beach’e ulaşmak için yola koyuluyor. Shell Beach karanlık dünya içerisinde Murdoch’ın aydınlık ütopyası aslında. Peki nasıl oluyor da yalnızca Murdoch kendi içsel yolculuğunu verebiliyor. Yabancılar her gece şehri durduruyor, insanları uyutuyor, hatıraları siliyor ya da onları çaprazlıyorlar. Murdoch ise bu uyutma esnasında nadir yaşanan bir durumu yaşıyor ve uyanıyor. Murdoch aslında bir nevi sisteme karşı koyuyor. Sistemin karşısında direnen bireyi temsil ediyor, bunu yabancıların sahip olduğu bir güce sahip olmasıyla başarabiliyor; ayarlama yapabilmek. Ayarlama yapabilmesi ise Murdoch’in iradesinden geliyor. Murdoch iradesini yabancıların eline bırakmıyor.

Sistem size hatıra veriyor, anılarınızı siliyor, istemediğiniz bir karanlığa sizi hapsediyor. Murdoch direnecek gücü bulduğu anda sistemin karşısında dikiliyor ve sistemin onu ele geçirmesine izin vermiyor ama yanıldığı bir nokta var aslında gerçekliğine inandığı, ulaşabilmek için mücadele verdiği Shell Beach de bir yanılsamadan ibaret. Shell Beach’e ulaştığını sandığı noktada, yabancıların yarattığı şehrin sonunda kocaman bir uzay boşluğu ile karşılaşıyor. Bu noktada birey aradığı kimliğinin de yanılsamadan ibaret ve diğer tüm bireyler gibi tamamen kimliksiz olduğunu fark ediyor. Bu noktada kendi yaratacağı aydınlık şehir için mücadelesi başlıyor Murdoch’ın, bizlere ise metaforların ışığında aydınlatılmaya çalışılan bir dünya izletiyor, bireyin kimlik arayışı, sistem karşısında verdiği mücadelesi, yanılsama ve gerçeklik üzerine sorular sorduruyor.

Diğer film önerilerimize buradan ulaşabilirsiniz.

Sevebileceğin benzer yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber bültenine abone ol